Ketojenik beslenme, karbonhidratı çok düşük tutup yağı yükselterek vücudu ketoz adı verilen bir duruma sokmayı hedefliyor.
Ketoz nedir?
Vücudun birincil yakıtı glikoz. Karbonhidrat alımı çok düştüğünde glikoz deposu tükeniyor ve karaciğer yağ asitlerinden keton cisimleri üretmeye başlıyor. Beyin ve kaslar bu ketonları enerji olarak kullanıyor.
Bu geçiş genellikle 2-4 gün sürüyor.
Makro dağılımı
- Yağ: kalorinin yaklaşık %70-75'i
- Protein: %20-25
- Karbonhidrat: %5-10 (genellikle günde 20-50 g)
Karbonhidrat sınırı dar: bir muz ya da bir dilim ekmek günlük kotanın önemli bir kısmını doldurabiliyor.
Bitkisel ketojenik mümkün mü?
Zor ama mümkün. Avokado, zeytinyağı, hindistan cevizi, kuruyemiş, tohum, tofu ve düşük karbonhidratlı sebzeler temeli oluşturuyor. Baklagiller karbonhidrat oranı nedeniyle sınırlı kalıyor, bu da protein tarafını zorlaştırıyor.
"Keto gribi"
İlk günlerde baş ağrısı, yorgunluk, sinirlilik ve kas krampları yaygın. Sebebi büyük ölçüde su ve elektrolit kaybı — karbonhidrat azaldığında vücut su atıyor, sodyum, potasyum ve magnezyum da onunla gidiyor.
Yeterli sıvı ve tuz alımı bu dönemi belirgin biçimde kolaylaştırıyor.
Dikkat edilmesi gerekenler
- Lif. Tahıl ve baklagil kısıtlandığında lif alımı düşüyor. Sebze ve tohumlarla kapatmak gerekiyor.
- Sürdürülebilirlik. Uzun vadede uygulanması zor bir düzen; bırakıldığında hızlı geri dönüş yaygın.
- Kimler için uygun değil: hamileler, tip 1 diyabetliler, karaciğer ve pankreas rahatsızlığı olanlar, yeme bozukluğu öyküsü olanlar.
Ketojenik beslenmeye başlamadan önce bir hekim ya da diyetisyene danışman gerekiyor.
Uygulama adımları için yeni başlayanlar için ketojenik diyet yazımıza bakabilirsin.


















