
sürdürülebilirlik · 14 Eki 2020
Sürdürülebilir beslenme nedir?
Sürdürülebilir beslenme, hem kendini hem gıdayı üreten sistemi gözeterek yemek demek. Bir yiyeceğin besin değeri kadar nasıl üretildiği, ne kadar su ve toprak harcadığı, sofraya gelene kadar ne kadarının kaybolduğu da hesaba katılır.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) bu beslenme biçimini dört ayak üzerine oturtuyor: besleyici ve güvenli olmak, kültürel olarak kabul görmek, ekonomik olarak erişilebilir olmak ve çevresel etkisi düşük olmak. Dördü aynı anda sağlanmadan sürdürülebilirlikten söz edilmiyor. Yani yalnızca çevreci olması yetmiyor; ulaşamadığın ya da yiyemediğin bir gıda senin için sürdürülebilir değil.
Bir gıdanın çevresel maliyeti neyle ölçülür?
Tek bir sayı yok. Genelde üç başlığa bakılıyor.
- Sera gazı. FAO, hayvancılığın küresel sera gazı salımının yaklaşık %14,5'inden sorumlu olduğunu tahmin ediyor.
- Su ve toprak. Aynı miktarda protein üretmek için hayvansal kaynaklar bitkisel kaynaklardan belirgin biçimde daha fazla arazi ve su istiyor.
- İsraf. Yine FAO'ya göre dünyada üretilen gıdanın kabaca üçte biri tüketiciye hiç ulaşamıyor ya da tabakta kalıyor.
Üçüncü madde çoğu zaman gözden kaçıyor, oysa en hızlı kazanç orada. Çöpe giden bir gıdanın maliyeti iki katına çıkıyor: hem üretilirken harcanan kaynak boşa gidiyor, hem de çürürken metan salıyor.
Nereden başlanır?
Sürdürülebilir beslenmeyi bir kimlik değişikliği gibi düşünmek işi zorlaştırıyor. Ölçülebilir birkaç alışkanlık daha iyi sonuç veriyor.
- Önce israfı kes. Haftalık ne attığını bir hafta boyunca yaz. Çoğu mutfakta aynı üç beş kalem çıkıyor; onları planlamak tek başına ciddi fark yaratıyor.
- Proteinin bir kısmını bitkiselle değiştir. Hepsini değil, bir kısmını. Baklagiller, tam tahıllar ve bitkisel protein tozları aynı işi çok daha düşük bir ayak iziyle görüyor.
- Mevsimine bak. Mevsiminde ve yakında yetişen ürün, seranın ya da uçağın maliyetini taşımıyor.
- Bütün hâlde tüket. Sap, yaprak, kabuk çoğu zaman yenebilir durumda çöpe gidiyor.
Bitkisel beslenmek tek başına yeterli mi?
Hayır. Bitkisel bir tabak genellikle daha düşük ayak izine sahip ama otomatik olarak sürdürülebilir olmuyor. Uzaktan uçakla gelen bir meyve ya da su kıtlığı çeken bir bölgede yetiştirilen bir ürün, bitkisel olmasına rağmen ağır bir maliyet taşıyabiliyor. Ürünün nereden geldiği ve nasıl taşındığı da hesabın parçası.
Verilere daha yakından bakmak istersen bitkisel beslenmenin çevresel etkisini karşılaştırdığımız yazıya, kendi payını hesaplamak istersen karbon ayak izi yazımıza göz atabilirsin.
saf bu işin neresinde?
saf'ın bütün ürünleri bitkisel. Bu bir pazarlama tercihi değil, kaynak tercihi: aynı proteini daha az su ve daha az arazi harcayarak üretmenin yolu. Ürünlerin tamamına buradan bakabilirsin.













